BİRLİK,MÜCADELE,DAYANIŞMA !







TÜM YÖNLERİ İLE BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ (BES)










 
Mustafa Safvet YAHYAOĞLU
Devrimci Turizm İşçileri Sendikası
Genel Başkan

27 Eylül Dünya Turizm (Çalışanları) Günü

1991 yılında, Birleşmiş Milletler Dünya Çalışma Örgütü (ILO), 172 sayılı '' TURİZM ÇALIŞANLARININ, ÇALIŞMA ve YAŞAM KOŞULLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ '' başlıklı bir uluslararası sözleşmeyi kabul etti. Aynı zamanda, daha önce Dünya Turizm Günü olan 27 Eylül'ü ''DÜNYA TURİZM (Çalışanları) GÜNÜ'' olarak kabul etti. 25 yıldır gelen giden bütün Hükumetler, bu sözleşmeyi imzalamıyor, yürürlüğe koymuyor.'' UCUZ EMEK, UCUZ TURİZM '' Politikasızlığına, hem emeği ile geçinenleri, hem de ülkenin olanaklarını, çarçur ediyor, peşkeş çekiyorlar. 

Turizm İşletmelerinde çalışmakta olan, Türkiye genelinde 2,5 milyon, Antalya da 600 bin İşçi var. ‘’ÖRGÜTLÜLÜĞE’’ ihtiyaçları var.

Diğer sektörlerde de olduğu gibi, çalışma koşulları, her geçen gün daha da kötüleşiyor. Çalışma süreleri uzarken, ücretler düşüyor. İş yükü artarken, satın alma gücü eriyor. İşçilerin bir İş yerinde çalıştığı süreler kısalıyor. Kıdemli İşçi yok denecek kadar az. Kimsenin kıdem tazminatı oluşmuyor, yıllık ücretli izin hakkı oluşmuyor, Sezonluk işçi olmak can yakıyor, gelecek sezon aynı iş yerinde çalışabilecek mi, kimse bilemiyor. Kıdem ortalaması (bir işçinin bir iş yerinde çalışabildiği ortalama süre) 3,5 aya inmiş durumda. Haftalık ücretli izinler, mazeret izinleri, doğum izinleri kullanılamaz hale gelmiş durumda. ’’ Hak Değirmende olur-Nereye biliyorsan oraya şikâyet et ’’ en çok duyulan sözler oldu. Bir yandan da Turizm eskisi gibi 8-10 merkezde değil, Türkiye’nin her yerine yayılmış durumda. Kayseri’den Urfa’ya, Trabzon’dan Rize’ ye, Van’dan Mardin’e, Diyarbakır’a Antakya’ya, Bolu, Kastamonu, Afyon. 81 vilayette, binlerce ilçede Turizm yapılmaya çalışılıyor. 81 vilayetten ve komşu devletlerden, turizmin yoğunlaştığı merkezlere, işçiler gelip çalışıyor. Kayıt dışı, kaçak işçi çalıştırmanın, en yoğun yaşandığı sektörlerden biri olduk, ne yazık ki. 

Dünyada iletişim ve ulaşım geliştikçe, refah arttıkça, insanlar daha fazla gezmek, görmek, tanımak ve yaşamak istiyorlar. Bu da ‘’TURİZMİN’’ önümüzdeki günlerde ve yıllarda daha da yükselen bir grafiği olacak demektir.

Türkiye’nin son yıllardaki Krizlere, Kaoslara, komşularımızda ve bizde savaşlara rağmen, yıllık Turizm geliri 30 milyar Doları geçti. Yılda 35 milyon Turist ülkemizi ziyaret ediyor. 

Dünyada toplam turizm geliri 1,4 trilyon Dolar ve son bir yılda seyahat eden insan sayısı 714 milyon kişi oldu. Yani Ülkemizde, yerli ve yabancı turizm geliştirilerek, çok daha büyük hedeflere ulaşılabilecektir. Bunun için, bindiğimiz dalı kesmememiz ve ''Sürdürülebilirlik'' ten ödün vermememiz, işte ve komşularımızla barışı sağlamalıyız. Ülkemizi Demokrasinin işlediği, halkının, mutlu, huzurlu, güler yüzlü olduğu bir duruma getirmeliyiz. Bu ön şarttır. 

Dünyada ve Ülkemizde Turizm çeşitleniyor. Yaz Turizmi, Kış Turizmi, Yayla Turizmi, Kültür ve İnanç Turizmi, Sağlık ve Spor Turizmi, Kongre Turizmi, Sosyal Turizm vs. Ilıcalarımız, şifalı sularımız, göllerimiz, derelerimiz, dağlarımız, denizlerimiz, doğal ve kültürel varlıklarımız korunmalı ve değerlendirilmelidir.

Emek yoğun bir sektör olan Turizmin, Yatırımcıları, her şeyden daha değerli olarak'' Turizmde Emek '' ve ''Profesyonellik'' kavramını kafalarında bir yere oturtmadıkça ve İnsana yatırım yapmak yerine sadece '' Mermerden Saraylar'' yapmayı sürdürdüklerinde, her yıl neden daha ucuza satmak zorunda kaldıklarını da anlayamayacaklar, ne yazık ki. Her yıl yüzlerce otel ve işletme el değiştiriyor, iflas ediyor. Bazıları da, her birkaç yılda bir, yeni otellerin ve işletmelerin sahibi oluyor. Acaba neden? 
Ülkemizde gelir dağılımındaki adaletsizlik düzeltilmelidir. 4 kişilik bir ailenin hanesine, sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.386,22 TL, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamaların toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 4.515,37 TL olmuştur.
Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 1.711,50 TL olarak
gerçekleşmiştir.
 

Bankalardaki toplam paranın(mevduatların) % 62 si nüfusun % 0,5( binde 5) inin elindedir(BDDK VERİLERİ).

Turizm çağdaş bir ihtiyaçtır. İnsani bir ihtiyaçtır. Temel ihtiyaçlar karşılanabilmiş ise artık turizm, kültür, sanatsal etkinlikleri için kaynak ayrılabilir. Evine ekmek götürmekte zorlanan insanların turizme katılması beklenemez. Çalışan nüfusun elde edebildiği gelirler, temel tüketimi, beslemeyi, sağlığı, eğitimi, barınmayı, ulaşımı, haberleşmeyi, giyinmeyi, karşılayabildiği gibi, gazete kitap alabilmeyi, sinemaya, tiyatroya, konsere gidebilmeyi, tatil ve turizm yapabilmeyi de karşılamalıdır. Bunlar haktır.
Peki, bu kendiliğinden oluşur mu?

Tabii ki hayır, ağlamayan çocuğa meme verilmiyor. Hakkı hak etmek ve alabilmek te gerekiyor. Bu da örgütlü işçiler için mümkün, başka yolu da yok. 
İşçilerin Ekonomik ve Sosyal Talepleri için örgütlülük, ‘’DERNEKTİR, SENDİKADIR, KOOPERATİFLERDİR’’. Politik taleplerimiz için ‘’Siyasi Partidir’’. Tek başına ya da gruplaşarak hiçbir hakkını alamayacak olan çalışanlar, binlercesi, on binlercesi bir araya geldiğinde, derneklerinde, sendikalarında, çok ciddi bir güç oluştururlar ve ciddiye alınırlar, sözleri dinlenmeye başlanır.

Sektörlerinin sorunlarını bilen ve bunu açıklıkla ifade edebilecek olanlar da bu Demokratik Kitle Örgütleridir. Çünkü ''Kral Çıplak'' diyebilmek için ellerini, dillerini bağlayan angajmanları ve kaygıları yoktur. Kompleksiz bir biçimde eleştirileri, hatalarını, avantajlarını dinlemeye hazır olmaları hem ülke, hem de yatırımcının faydasınadır. 

Hükümetin’’ Ulusal istihdam stratejisi’’ diye dayattığı ‘’Ucube’’, kazanılmış ve henüz yok edemedikleri, birçok hakkımızı da, yok etmeyi hedefliyor. Özel istihdam büroları adı altında, işçiler alınıp, satılacak, kiraya verilecek yapılar, yasallaştırılıyor. Buna fırsat ve izin vermemeliyiz.

Hayatlarımızı doğrudan ilgilendiren politikalar belirlenirken, bizim de söyleyecek sözümüz, alınacak kararlarımız olmalı.’’ Dur! ‘’demesini bilmeliyiz. 
‘’ Örgütlü Toplum, Örgütlü İnsan – Çağdaş İnsan ‘’ olmazsa olmazdır.

12 Eylül 1980 faşist asker darbesi, örgütlü toplumu yok etti. Ülkemizin içinde bulunduğu ayıplı demokrasi hala düzeltilemedi. Sendikalar, dernekler, kooperatifler, birlikler, yok edildi, dejenere edildi. Siyasi Partilerin ömrü 10 -15 yılla sınırlı hale geldi. Kuruluyor, iktidar bile olsa, belli bir süre sonra parçalanıp dağılıyor. Bir siyasi fikrin, bir geleneğin değil, o günlerde bir araya getirilen menfaat grupçuklarının partisi oluyorlar. İktidardan düşünce de dağılıveriyorlar. Ülkenin bu kaotik, yönetilemez hali, belki bazı çıkar guruplarının işine geliyor olabilir, ancak samimiyetle ''Kalıcı Barış ve İstikrar'' isteyenler, kandan gözyaşından beslenmeyenler, böyle bir ortamın devamını istemeyeceklerdir.
35 yıl geç kalmışta olsak başlamak için yeterince sebebimiz ve imkânlarımız da var. 
Yeter ki ‘’Kendimize, Kader Arkadaşlarımıza ve Sınıf Kardeşlerimize’’’ güvenelim.
 

İnsanca çalışılacak, İnsanca yaşanabilecek, savaşsız, sömürüsüz, mutlu günler umudumuzu yineleyerek, sağlıkla kalın.


TURİZM İNSAN ODAKLI BİR ÇALIŞMA ALANIDIR.

Hepimizin bildiği gibi ‘’Turizm’’ insan odaklı bir çalışma alanıdır. Hizmeti alanlar da, hizmeti verenler de, önce ‘’insan’’ dır. Sonra misafirdir, müşteridir, ...yöneticidir, işçidir.

Hal böyle olunca, ‘’ insan hakları, işçi hakları, kadın hakları, çocuk hakları, tüketici hakları, turist hakları gibi ulusal ve uluslar arası sözleşmeler ve yasalar da diğer herhangi bir sektördekinden daha önde görünebilir ve uygulanır olmalıdır.

İŞÇİLER İÇİN SENDİKA;

Enflasyon karşısında eriyen satın alma gücünü koruyabilmektir.

Yaşanabilir, geçinilebilir bir ücrete ulaşabilmektir.
Aynı iş yerinde kendisinin bir kusuru olmadıkça, yıllarca çalışabilmektir. Sürekliliktir.

Başarlı çalışma ve gelişme karşılığı, hak ettiği terfi alabilmektir.

Geleceğe güvenle bakabilmektir.

Gerektiğinde işsizlik maaşını alabilmektir.

Gerçek ücreti üzerinden sigorta kesintisi ile doğru bir emekli maaşıdır.

Onurunu değil emeğini vererek, geçinebileceği ücrete ulaşabilmektir.

Yasalardan, uluslararası sözleşmelerden doğan, en doğal hakları kullanabilmektir.

Hayata çağdaş bir pencereden bakabilmektir. Köle değil işçi olmaktır.

Dayanışmadır, birçok sorunu kendi içinde çözebilmektir.

Ülke politikalarının raydan çıkmasının en ciddi engelidir.

Her türlü sorunlarında Sendikalarından sosyal ve hukuki destek alabilmesidir.


İŞLETMELER VE İŞVERENLER İÇİN SENDİKA

Ek Maliyettir.

Kayıt dışı çalıştıramamaktır.

Pervasızca yönetememektir. Yasalara sözleşmelere uymaktır.

Çağdaş işletmeciliktir. Çağdaş yöneticiliktir. İşyeri demokrasisidir.

Eğitimli iş gücünün korunması ve devamlılığıdır.
Yüksek kalite hizmet üretebilmektir.

Gerçekçi satış politikasıdır.

Müşteri memnuniyetidir.

Kırık, dökük, firenin ve israfın azalmasıdır.

İşini iyi bilen oturmuş, kalifiye elamanlarla, az emekle çok iş yapılabilmesidir.

Maliyetin yeni dengelerle belirlenmesidir.

Dünya çalışma örgütü (İLO) nun 172 sayılı sözleşmesinde istediği gibi ‘’turizm çalışanlarının çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi’’dir.

‘’DEVRİMCİ TURİZM İŞÇİLERİ SENDİKASI’’na üyeliğin yapılabilmesi için, e-devlet şifrenizin olması ve Turizm konaklama ve eğlence yerleri iş kolunda sigortalı çalışıyor olmanız yeterlidir. Otel, acente, tur operatörleri, lokanta, bar, üniversite ve hastane yemekhaneleri, cafe, kahvehane, hamam, sauna, spor salonları,spor kulüpleri, sinema, tiyatro,konser salonları işçileri bizim işkolumuz işçileridir ve sendikamıza üyeliklerini e devlet üzerinden kendileri internet ortamında yapabilir, sendikamızın üyeliğe kabulüyle gerçekleşir.

Çağdaş bir ihtiyaca cevap veren turistik tesislerin, çağdaş işletmecilerinin, profesyonel yöneticilerinin işlerini, bağımsız ve rahat bir ortamda yapmalarının en doğrusu olduğu kanaatindeyiz
Bunu sağlayacak olan da sendikalı, Toplu İş Sözleşmeli,
çalışma hayatıdır.

Örgütlü İnsan, Çağdaş İnsandır !!!
Haydi İşçiler, Sendikalarınıza !!!
Haydi DİSK'e !!!
Haydi DEVRİMCİ TURİZM İŞÇİLERİ SENDİKA'mıza !!!


laboratuvar malzemeleri oto kiralama akordiyon kapı

E-Bülten



45571 Ziyaretçi